“Akıntıya Karşı: Alevilik, Suriye ve Laiklik”: Hakan Mertcan’ın Düşündürdükleri [Mersin Yaşam gazetesinde yayınlanmıştır] SELİM ÇAKMAKLI Söz konusu yazılar kitabın geri kalan kısmındaki yazılardan farklı bir tarzda yazılmış. Zamanın ötesine davet ediyor bizi Mertcan; “ Hünkâr, sakız kokulu yatağından çıkmış, sehere karışmış, bir süre tek başına yol almış, Kerbelâ’ya gitmiş gelmiş ”. Bu denemeler Mertcan’ın şairane yönünü bilenler için sürpriz olmayacak bir dille yazılmıştır. Tekrar tekrar okunması gereken ve üzerinde uzun batini sohbetlerin yapılacağı yazıların etkisi altındayken Gadir Humm üzerine yazıyla karşılaşıyoruz. Aslında “Gadir Humm ve Aleviler” yazısı kitap boyunca tekrarlanan bir meseleyi açıklığa kavuşturuyor. Özellikle Mersin-Samandağ hattında yoğun bicimde yaşayan Arap Alevilerin (Nusayriler olarak da adlandırılan Alevi topluluğunun) inançsal Alevi olarak kabul edilip edilmeyeceğine yönelik tartışmadan bahsediyorum. Bu mesele...
Bu blogdaki popüler yayınlar
İktisat, Barış ve Üniversite Selim Çakmaklı Yılın en sevdiğim mevsimi olan yaz sona ererken beni teselli eden şeylerden biri üniversitelerin açılacak olmasıydı. İktisada giriş dersleri anlattığım için üniversiteye yeni adım atmış heyecanlı yüzlere hitap etmek beni hem mutlu ediyor hem motive ediyordu. Bu sene pandemi nedeniyle uygulanan ve pandemi sonrası, korkarım karlı olduğu için, devam ettirilecek olan uzaktan eğitim deneyimi tatmin edici olmaktan oldukça uzak. Bu umut kırıcı duygularla sosyal medyaya bakıyorum, gazetelere göz atıyorum ve sonra televizyonda güler yüzle ve mizahi bir tavırla haber sunan spikerleri görünce aklıma iyi günler ekibi geliyor. “İyi günler” ekibi birkaç arkadaşımla aramızda bir espriydi. Ortalıkta mekânın sahibi gibi en güler yüzüyle gezen ve her şeyin bir olurunu bilen fakülte mensuplarıyla ilgili bir tanımlamaydı. İyi günler ekibi bizi hangi deyimlerle tanımlamıştı acaba? Anlaşılan zihnimin derinliklerine doğru itmeye çalıştığım anılar ziyaret ediy...
Yorumlar